Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

16 Aralık 2010 Perşembe

BEN AŞKI BİLİYORDUM, NE ZAMAN UNUTTUM?

Dışarıda saydam bir şeyler yağıyor. Ben evimdeyim, ev sıcak, ben soğuk... Kazağım üstümde, kollarını uzattım iyice, elimde kahvem. Ağlamaklı şarkılar radyoda, kimsenin aşkı bilemeyeceğine dair saçmalıyorlar. Saat 14:59 "Ben aşkı biliyordum, ne zaman unuttum?" diye soruyorum kendi kendime. Yeni uyandım, gözlerim şişmiş durumda, yüzümü bile yıkamadım. Zaten yalnızlıktan üşüyorken gidip de yüzüme soğuk suyu vuramazdım. Belki de yapmam gerekirdi hayata uyanmak için fakat ne gerek var. Yarı hülyalı bir halde görüyorken dünyayı...
Oturup çalışmam gerek, sorumluluklarım var. Sorumluluktan banane diyorum kendi kendime. Ah antidepresanımı almayı unuttum yine! Antidepresandan banane! önemli tek soru var aklımda şu anda "BEN AŞKI BİLİYORDUM, NE ZAMAN UNUTTUM?"  Düşünüyorum düşünüyorum bir türlü çıkartamıyorum, ne zaman vazgeçtiğimi. Ne zaman bu kadar duygusuz olduğumu ya da duygular dolunaydan etkilendiği dönemlerde insanlardan kaçmaya ne zaman başkadım? Ne zaman oldu bütün bunlar? Duygusuzlara baka baka ben de mi karardım? Sevilmeyi istediğim kişiler sevmediler mi hiç? Hayır karşılıklı veya karşılıksız aşklarım da oldu. Sebep bunlar olamaz. Duyduklarıma mı inandım yoksa, bütün herkes "aşk yok, bitti tükendi" derken gizil bir öğrenme mi yaşadım? Hayır bunlar da değil...

Büyüdükçe aşk içimde küçüldü mü? Aşk sadece Ergenliğe has bir duyguydu da mantık mı bürüdü her yanımı. Artık sadece sevebiliyor -ki bu duygu da körelmeye başladı sanırım- aşık olamıyor muyum? Bu yüzden mi insanların hayatında sadece bir tek aşk olur diyorlar? O da ergenliğin sonlarına mı rastlar?

Ben aşkı biliyordum, biri anlatsın Allah aşkına... Ne zaman unuttum? Ne zaman vazgeçtim? Bu vazgeçiş bitecek mi? Yeniden Aşık olabilecek miyim? Tek hatırladığım kırmızı, hırçın fakat tutku dolu bir ışık... Ben o ışığı özledim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder